Psikoloji bağlamında dini incelemek istersek; ne kadar insan varsa o kadar anlayış vardır, ne kadar anlayış varsa o kadar din vardır. Yani bu bağlamda din kitaplarda yazılı olan ya da kürsülerden anlatılan değil, bireylerin içsel dünyalarında kavramsallaşmış ve davranışlarına etki eden şeydir.
Bizler büyürken ailemizin bizi yetiştirme tarzı bizim tanrı tasavvurumuz üzerinde etkilidir yani tanrının nasıl sıfatlara sahip olduğu. Mesela küçük hataların, yanlışların bile çok büyütüldüğü bir evde yetişmişsek günah işlediğimizde bunları bastırarak hiç yapmamışız gibi davranma eğiliminde ya da çok abartarak duygusal gitgeller yaşayabiliriz. Bir başka örnek vermek gerekirse mesela kavga ettikten sonra özür dilemeye geldiğinde “hem hata yaptın hem özür diliyorsun. Önce pişman ol. Hatanı anla.” dedikten ancak birkaç gün sonra konuşuyorsa o birey yetişkin olduğunda günah işledikten sonra ibadet etmekte aşırı zorlanan ve ancak birkaç gün sonra ibadet edebilen biri olabilir.
Henüz küçük bir çocukken öğrenmeye çalıştığımız din kavramı bir şekilde kulağımıza çalınmış şeyler bütünü de olabilir. “Allah yakar.”, “lanetlenmiştir.” gibi aslında yanlış olmayan ama eksik anlatılar yani inandığımız dinlerin özünü oluşturmayan yanlış kavrayışlar olabilir.
Bunun dışında şöyle bir gerçek de var ki. Dinler bir şekilde kendilerine inanmayan, inanmak istemeyen ve olduğu şekliyle kabul etmeyenleri sonsuz bir cezaya muhatap kılıyor. İnanan ama amel noktasında günah işleyip tövbe etmedikleri takdirde cehenneme gidebilecekleri korkusunu veriyor. Bunlar da inanmayan ya da dinin kurallarını tatbik etmeyen insanlar için din travmatik deneyimlere zemin hazırlayan bir unsur olabiliyor.
Bazı insanlar mesela dini OKB yaşayabiliyorlar fakat burada dikkat edilmesi ve anlaşılması gereken nokta dinin OKB’ye sebep olması değil, OKB’si olan kişi için dinin bir nesne olmasıdır, yoksa bu nesne bir ütü de olabilirdi. Bununla ilgili uzun bir yazı da yazacağım.
İnsanların manevi hayatında yaşadığı psikolojik sorunlarda en hızlı çözüm yolu aslında dinin temel kaynaklarına yönelmek olabilir zira bu sorunu yaşayan ilk kişi değilsinizdir ve bunun üzerine insanlar yüzyıllar boyu kafa patlatıp çözüm yolları üretmişlerdir. Tabi bu sorunlar bazen bir psikologa başvurmayı gerektiren meseleler olabilir. Böyle durumlarda ise yardım almaktan çekinmeyin.
Psikolog Hikmet Yıldırım

Leave a Comment